Ticker

6/recent/ticker-posts

Ali Şeriati’nin Kölelere Mektubu

Ali Şeriati

Mısır’ı ziyaret ettiğimde piramitleri görmek istedim. Büyük bir heyecanla rehberi dinliyordum. Piramitlerin yapımı için yüz milyonlarca taşın kilometrelerce uzaklıktan köleler tarafından taşındığını öğrendim. Üstelik bu taşlar firavunların cesetleri için mezar yapılsın diye taşınmıştı.

Duvarlarda küçük taşlar da göze çarpıyordu. Rehbere bunların ne olduğunu sordum. Önce “hiç” dedi, sonra onların köle kemiklerinin gömüldüğü yerler olduğunu söyledi. Köleler o kadar değersiz görülüyormuş ki yüzlercesi bir hendeğe birlikte gömülüyormuş. Ölmeyenler ise taş taşımak için yaşamaya mahkûmmuş.

Sonra kölelerin toplu mezarlarının önünde durdum. Rehber şöyle dedi:
“Ruhları da bedenleri gibi köle olarak kullanılsın diye böyle yapılmış.”

Rehberin beni yalnız bırakmasını istedim. Mezarların yanına oturdum. Bu hendeklere gömülen insanları kendime öylesine yakın hissettim ki… Sanki aynı ırktandık.

Tekrar piramitlere baktım. Bütün görkemlerine rağmen bana yabancı ve uzak göründüler. Tarih boyunca benden önce gelen insanların kemikleri üzerine yükselen büyük medeniyet anıtlarına karşı korkunç bir nefret duydum.

Benden öncekiler Çin Seddi’ni de inşa etmişti. Sırtlarına yüklenen ağır taşları taşıyamayanlar taşların altında ezilerek duvarlara gömülmüşlerdi. Medeniyet anıtları işte böyle atalarımın etleri ve kemikleri pahasına yapılmıştı.

Medeniyeti lanetledim. Binlerce yıl atalarıma yapılan zulme karşı içimde bir öfke yükseldi.

Sonra düşündüm:
Bu köleler öldüler ama kölelik ölmedi.

Gezim bitince onlardan birine bir mektup yazdım. Ona son beş bin yılda neler olduğunu anlatmak istedim.

Kardeşim!
Sen efendini tanıyordun. Sana vurulan kırbacın acısını hissediyordun. Köle olduğunu biliyordun. Seni kimin köleleştirdiğini biliyordun.

Ama biz bugün senin kadar şanslı değiliz.

Biz de köleyiz. Fakat kimin kölesi olduğumuzu bilmiyoruz. Köleleştirildiğimizden bile habersiz yaşıyoruz.

Malımızın ve emeğimizin nasıl yağmalandığını anlamıyoruz. Bizi yöneten sistemleri özgürlük sanıyoruz.

Bugün dünya büyük bir kölelik düzeni haline gelmiştir. İnsanlar üretir ama başkaları kazanır. İnsanlar çalışır ama başkaları yaşar.

Senin zamanında efendi açıktı, köle açıktı.

Bugün ise kölelik daha gizlidir. Daha süslü, daha modern, daha aldatıcıdır.

Sen kırbaç altında çalışıyordun.
Biz ise özgür olduğumuzu sanarak çalışıyoruz.

Sen zincirlerini görüyordun.
Biz zincirlerimizi bile görmüyoruz.

İşte kardeşim, beş bin yıl sonra dünyanın durumu budur.

 


Yorum Gönder

0 Yorumlar