Ticker

6/recent/ticker-posts

Yakup Ömer Sarıca-Yüz Meşhed / İran'da Şehit Edilen 178 Kız Çocuğu Anısına

Okunma sayısı: 118


Yakup Ömer Sarıca / Şair-Yazar

[İsrail saldırısında şehit edilen İran'daki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu öğrencilerine rahmetle...]

Yüz meşhed.

Yüz çukur değil — yüz yarık.

Toprağın değil, insanlığın gövdesinde açılmış yüz yarık.

Yukarıdan bakınca düzen var gibi.

Sanki mühendis çizmiş, cetvel çekmiş, hizaya sokmuş.

Ama bu bir düzen değil — bu, ölümün disipline edilmiş hali.

Soğuk. Sistemli. Suskun.

Her boşluk bir isimdi.

Şimdi bir numara.

Her numara bir nefesti.

Şimdi bir istatistik.

Öfkem toprağa değil.

Toprak masum.

Toprak örtüyor çünkü utanıyoruz.

Öfkem, bu kadar çukuru normalleştiren akla.

Bu kadar boşluğu sıradanlaştıran dile.

“Kaç kişi?” diye soran soğuk sayılara.

 


Yüz meşhed…

Yüz ayrı şahitlik.

Şahit kim?

Toprak mı?

Gökyüzü mü?

Yoksa susan biz mi?

Kepçelerin gölgesi düşmüş buraya.

Demirin sesi, dua sesini bastırmış.

Toprak bir an duraksamış gibi —

“Bu kadarını da mı kaldırayım?” der gibi.

 


Yüz melek…

Evet, belki her çukurun başında bir melek var.

Ama o melek artık teselli etmiyor;

hesap sorar gibi bakıyor.

Çünkü bazı acılar ağlatmaz — yakar.

Bazı görüntüler üzmez — utandırır.

Bu, gözyaşı değil.

Bu, insanlığın yüzüne atılmış bir tokat.

Düzenli sıralar…

Sanki bir otopark çizgisi gibi beyaz boyalar.

Sanki burası bir inşaat planı.

Hayır.

Burada inşa edilen şey ölüm değil;

yıkılan şey insanlık.

 

İran'ın Minab kentinde ABD-İsrail saldırılarında şehit düşen öğrencilerin cenaze töreninden görüntüler. 168'den fazla masum çocuk.

Yüz meşhed.

Yüz tanık.

Yüz kere “neden?”

Ve asıl soru:

Bu kadar boşluk açılırken,

bizim içimizde neden tek bir çatlak bile oluşmuyor?

Belki de en büyük mezar,

toprağın altındaki değil.

En büyük mezar,

alışkanlığa gömdüğümüz vicdan.

 

Yorum Gönder

0 Yorumlar