Ticker

6/recent/ticker-posts

Batı Aklına Karşı Batı Aklı/Yeni Çalışma

 ÇIKTI!

https://www.birkitapyayinlari.com/ sitesinden ayrıntılı olarak inceleyebilir ve güvenle alabilirsiniz.

BATI AKLINA KARŞI BATI AKLI/İşrâki Felsefe Işığında Modern Felsefede Öz Eleştiri ve Kriz

Batı felsefesini bize “hakikat” diye yutturmaya çalışanları da Batı felsefesini bir araç/sopa gibi kullanıp bizi kendi evimizde dövmeye yeltenenleri de—evet—artık entelektüel konforlarından indirmenin vakti geldi; hatta bu vakit çoktandır geçiyor bile. Fakat bunu bir “Batı karşıtlığı” üzerinden yapmayacağız. Çünkü mesele Batı’yı reddetmek değil; Batı’nın kendi içinde çoktan açığa çıkmış olan kriz, öz-eleştiri ve çözülme, çatlama, yarılma hatlarını ciddiye alarak, Batılı akla karşı Batı aklını referans almak… Yani Batı’yı “mutlak öğretmen, sarsılmaz doğru” yapan dogmayı ve bu dogmayı veresiye alıp bunun üzerinden kurdukları pazarı, Batı’nın kendi düşünürlerinin elinden çıkarıp parçalamak... Bu, sadece bir polemik zevki veya entelektüel bir tatmin olmayıp kendi medeniyetimize karşı bir vicdan, vefa ve sadakat borcudur.

***

Modern felsefenin öz-eleştirisi ve kriz dilini, İşrâkî felsefenin ışığında yeniden bir okumaya tabi tuttuk. Batı aklı/felsefesi, kendi kurduğu dünyanın içinde yoruldu. Gösteri büyüdükçe hakikat geri çekildi; teknik güç arttıkça anlam buharlaştı; hukuk çoğaldıkça her türlü hukuku ve hatta ahlakı dahi askıya almak kalıcılaştı. Modern Batı felsefesi tam da bu yüzden, en keskin eleştiriyi dışarıdan değil içeriden üretti: yapıbozum, simülasyon, istisna hâli, iktidar–şiddet ayrımı…

BATI AKLINA KARŞI BATI AKLI’nda, modern aklın bu iç çatlağını Derrida, Baudrillard, Agamben ve Arendt gibi büyük düşünürlerin/filozofların üzerinden takip ettik. Kriz kavramının yalnızca bir “tarihsel dönem” değil, bir düşünme biçimi olduğunu da gösterdik. Ardından daha zor bir soruyu ortaya koyduk: Krizden sonra, yeni bir hikmet dili mümkün mü?

Bu kitap, taraflaştıran sloganlardan çok, düşünmeyi yeniden başlatan soruların peşindedir. Asıl soru kriz ve bu krizin dili değildir. Asıl  soru “Krizden sonra düşünmek: Yeni bir hikmet dili, yeni bir ahlaki ve insani dil mümkün mü?” 



Yorum Gönder

0 Yorumlar